Blog

Uzaktan İzleme ve Bulut Sistemlerinin Önündeki Engeller

Otomasyon, yaptığımız işleri, çalıştığımız yerleri ve müşteri ile olan ilişkilerimizi nasıl tanımladığımızı hızla değiştiriyor.  Yalnızca bu sene bir milyon bilgi işinin yerini chatbotlar, yazılım robotikleri, RPA ve sanal robotların alacağını tahmin ediliyor. Bir yandan otomasyonun girebileceği dallar giderek artarken, diğer yandan insanlığa özgü olan empati, sezgi ve zihinsel/fiziksel çeviklik gerektiren rollerin önemi ve değeri artıyor.

Otomasyon her alanda yaygınlaştıkça, bağlanabilirliği, güvenilirliği artacak ve işletmelerin verileri, sistemleri ve süreçleri daha erişilebilir ve kullanılabilir hale getirmesine yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, birçok üretim şirketi, otomasyona giden rotayı ve dijital dönüşüm stratejilerinin verimlilik seviyeleri ve eşzamanlı kesinti riski nedeniyle yavaşladığını söylemektedir.

Uzaktan İzleme ve Bulut Sistemleri

Özellikle Covid-19 ile birlikte tesislere erişmede sorunlar yaşanabiliyor. Ya da bir makine imal edip, yurtdışına gönderdiniz. Ancak acil durumlarda makineye erişmek için yurtdışı seyahatlerinizi gerçekleştirmek artık bir süre pek mümkün ve güvenli gözükmüyor. Bu nedenle şirketler uzaktan izleme ve bulut sistemleri ile otomasyon ve dijitallaşmeden aldıkları faydayı maksimum hale getirirken, müşterileri için de benzersiz bir deneyim sunabilirler.

Siber Güvenlik Riskleri

Güvenlik ihlalleri, iş üzerinde yaratabilecekleri ciddi etkiler nedeniyle oldukça önemli olmaya devam ediyor. Bir ihlal, yalnızca hassas bilgilerin kaybını değil, aynı zamanda kesinti, aksama süresi ve performans sorunlarının yanı sıra ciddi itibar kaybını da beraberinde getirir. Bu, işletmelerin veri yönetimi süreçlerini iyileştirmelerinin ve BT altyapılarına yatırım yapmalarının önemini vurgulamaktadır. Kestirimci bakım verileri otomatik olarak izleyerek ve olası veri hırsızlığı veya ağ saldırısını anında belirleyerek üreticilerin bu tür sorunlardan kaçınmasına yardımcı olabilir.

Çok Fazla Veriye Sahip Olmak

İşletmeler, doğru kullanıldığında son derece değerli bir varlık haline gelebilecek büyük hacimli veriler üretiyor. Ancak birçok üretim kuruluşu, verilerini en iyi şekilde nasıl kullanacaklarını bilemiyor ve sonuç olarak iş akışlarını veya üretim süreçlerini en iyi içgörüleri ve sonuçları elde etmelerini sağlayacak şekilde optimize edemiyor. Büyük miktarda veriyi anlayabilmek, kuruluşların karşılaştığı en büyük zorlukları çözmenin anahtarıdır. Ancak bunu yapmak için gereken beceriler ve yetenekler nadiren bir işletmenin temel yetkinliklerinin bir parçasıdır. Bu nedenle, doğru bilgileri toplayabilecek, depolayabilecek ve en etkili iş kararlarını vermelerini sağlayacak şekilde sunabilecek güvenilir bir veri uzmanıyla iş ortaklığı yapmak önemlidir.

Veri Yönetiminin Zorluğu

İşletmeler her zamankinden daha fazla veri topluyor, ancak sadece büyük miktarda veriye sahip olmak yeterli değil. Verilerini daha iyi kullanmalarına ve sahip oldukları bilgileri anlamalarına yardımcı olacak araçlara ihtiyaçları var.  Yapay zeka ve makine öğreniminden yararlanmak, büyük miktarlarda bilgiyi analiz etmelerine, önemli veri kalıplarını varsaymalarına ve bilinmeyenleri keşfetmek için öğrenme modellerini eğitmelerine olanak tanır. Ayrıca, veri ekipleri, önemli ölçüde azaltılmış sürelerde daha fazla kullanım senaryosu deneyebilecek ve bu da verilerini anlamada büyük adımlar atmalarına yardımcı olacaktır.

Teknolojinin Hızla Değişmesi

Günümüzde teknoloji hiç olmadığı kadar hızla değişiyor. Dijital dönüşümü tetikleyen teknolojiler de benzer şekilde değişiyor ve dönüşüyor. Pek çok dijital dönüşüm projesi, büyük yatırımlar gerektirir, bu da işletmeler için göz korkutucu olabilir. Bu nedenle, büyük bir teknolojik değişimi temsil eden bir projeyi uygulamadan önce bir pilot veya prototip sunan sağlayıcılarla çalışmak önemlidir. Böylece, sürecin nasıl işleyeceğini adım adım görebilir, işletmenin nasıl çalışacağını ve beklenen yatırım getirisinin ne olacağını daha kolay anlayabilirsiniz.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.