Blog

Enerji Depolama Sistemleri

İnsanlar enerji talebi ve enerji üretimi arasındaki dengesizlikleri azaltmak için yoğun zamanlarda üretilen enerjiyi daha sonraki bir zamanda kullanmak üzere depolamanın yollarını arıyorlar. Değişken rüzgar ve güneş enerjilerinin büyümesi, güç sisteminin ademi merkezileşmesi ve ağda esneklik ihtiyacı ile uygulamalar coğrafi olarak daha çeşitli ve yaygın hale geliyor. Rüzgar ve güneş üretiminin yerel hava durumuna bağlı olması nedeniyle, kısa zaman dilimlerinde değişkenlik meydana gelebilir veya üretim süreleri talebinkine uymayabilir. Örneğin, güneş enerjisi söz konusu olduğunda, maksimum çıktı normalde günün orta saatlerinde olur, ancak en büyük talep tepe noktası genellikle akşamları olur. Bu nedenle yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasına bağlı olarak da enerji depolama sistemleri de yaygınlaşmaktadır.

Bataryalar:

Bataryalar elektrik üreten sistemlerdendir. İki farklı kimyasallardan oluşabilmektedir. Bataryalardan biri negatif yüklü diğeri de pozitif yüklü anotaya bağlıdır. Bir cihaz bağlandığı zaman elektronlar cihazdaki pozitif yöne doğru gitmektedir. Yaygın olarak kullanılan bataryalar kurşun, sodyum, nikel ve lityum gibi elektrokimyasallardan oluşmaktadır.

Teknolojinin gelişmesi ile akışkan bataryalar ortaya çıkmıştır. Her depolama bataryasında enerji, kapasite ve güç çıkışı, şarj seviyesi gibi kendine özgü özelliklere sahiptir. Özellikler nedeni ile hepsinin farklı montaj ve kullanım şekilleri bulunmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Otomotiv Endüstrisinde 3 Otomasyon Trendi

Elektromanyetik Depolama Sistemleri:

Üç parça olarak manyetik süper iletkenler tasarlanmıştır. Süper iletkenler ile yapılan elektromanyetikler depolamada süper iletken gerçekleştirilebilir. Kullanılan bazı malzemeler direnci kolay bir şekilde kaybedebilmektedir. Bu şekilde kaybedilmesi sonucunda süper iletken oluşur. Süper iletkenler ile depolanan enerjide çok az bir kayıp yaşanmaktadır. Bu tarz depolamalarda soğutma işlemi yapılmaktadır. Helyum ile bu soğutma işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu yapılan işlem çok pahalı olmaktadır. Bekleme aşamasında da verimlilik düşmektedir.

Yüksek sıcaklıklı süper iletkenler hala gelişme halindedir. Sıvı nitrojen ile soğutulan süper iletkenlerin maliyeti 10 kat daha azdır. Düşük sıcaklıktaki iletkenler zor kullanılır, çok kırılgandır ve pahalıdır.

İlginizi Çekebilir: Kurumsal Varlık Yönetimi

Bu sistemin olumlu yönlerinde hızlı bir cevap verebilme özelliği vardır. Çevreye zararı yoktur. Tam ve kısmi bir şekilde deşarj edilebilmektedir. Dezavantajları içerisinde de soğutma işlemi yapıldığı için sürekli olarak takip edilmesi gerekmektedir. Bu işlemin bakımı ve üretimi pahalıdır.

Kullanılan bu sistemin geleceğini bilmek zordur. Bu sistemin geleceği gelişmekte olan süper iletkenlere bağlıdır. Aynı nitelikte olan bir malzeme enerji stoklaması ve iletilmesini ucuz ve kolay yapabilecektir. Bu şekilde yeni olabilecek malzemenin olabileceği kesin değildir. Orta ve kısa vadede düşük sıcaklık ile süper iletkenlerin üretilebilmesi umulmaktadır.

Yeni teknik gelişmeler ile başarılı çalışmalar ortaya çıkması mümkündür. Bu gelişmeler sayesinde manyetik iletkenlerin daha ucuz bir şekilde stoklanması gerçekleştirilebilecektir.

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir